leyleği havada görmek...

DUA

2/7/2009 -Kategori: Din

Rabbim! Bu Kardeşimin benim bilmediğim, seninse muhakkak bildiğin
sıkıntılarını gider. Benim hiçbirşey yapamadığım dertlerine sen deva ol.
Her sarsıldığında tutamadığım elini sen tut. Her incindiğinde yakınlığınla
merhemini sür Ben onu seviyorum , sende sev ve sevindir.

Amin

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

Kandiliniz Mubarek Olsun

25/6/2009 -Kategori: Din

Yüzünüzde "NUR" aklınızda "İLİM" Kalbinizde "ALLAH" dilinizde "LA İLAHE İLLALLAH"
gönlünüzde "RESULULLAH" eksik olmasın.


Kandiliniz Mubarek Olsun

Yorum (1) Kalıcı Bağlantı

20 Kuruş

15/4/2009 -Kategori: Din

20 KURUŞ

Londra'daki camii'ye yeni bir imam gönderilmiş. Adam şehire gitmek için hep aynı otobüse biniyor ve çoğu zaman aynı söföre rastlıyormuş.
 
Bir Gün, bilet alırken söför yanlışlıkla 20 kuruş fazla vermiş. Imam yanlışlığı oturunca, parasını sayınca fark etmiş. Kendi kendine düşünüyormus "20 kuruşu geri versemmi şöföre?"... ama içinden bir ses diyormuşki "çok gülünç bir sayı, ve söförün umrunda değil. Otobüs şirketi çok para kazanıyor zaten... sadece 20 kuruş onlara bişey yapmaz." Ve bu parayı saklayabilir diye düşünmüş Allahtan gelen bir hediye gibi...
 
inecegi durağa gelince, imam kalkmış ve fikrini değiştirmiş, inmeden önce söförün yanına gitmiş, 20 kuruşu geri vermiş ve demiş ki : "paranın üstünü fazla verdiniz."
 
şöför gülümsemiş ve demiş ki : "siz camii'nin yeni imamısınız değilmi? Aslında uzun zamandır sizi ziyaret etmek istiyordum caminizde, islamı öğrenmek için, ve bilerek size fazla para verdim nasıl tepki vereceğinizi  gömek istedim."
 
inerken imam artık bacaklarını hissetmiyormuş, yere yığılacakmış, bir direğe tutunmuş ve kendine gelmeye çalışmış, gözlerinden yaşlar dökülerek gökyüzüne bakmış ve demiş ki: "Allahım az daha islami 20 kuruşa satıyordum!. .."
 
Unutmayin ki siz belkide musluman olmayan insanlar için dinimizi tanıtan kişilerdensiniz, bu yüzden hareketlerinize dikkat edin. Maalesef insanlar sizle birlikte dinimizide yargılayacaklardır!

Yorum (2) Kalıcı Bağlantı

ŞEYTANIN OYUNU

11/4/2009 -Kategori: Din


> Bir zamanlar, köylerinin ortasında büyüyen dev bir ağaca tapan ilkel
> bir kabilenin yakınındaki ormanda yaşayan dindar bir oduncu vardı.
> Günün birinde oduncu, kabilenin taptığı ağacı kesmeye karar verdi.
> Onlara, taptıkları şeyin yalnızca Allah (c.c)'ın yarattığı bir varlık
> olduğunu, bir ağaç yerine Allah (c.c)'a tapmaları gerektiğini
> göstermek istiyordu.
>
> Ormanda yürürken, önüne bir adam çıktı ve nereye gittiğini sordu.
> "Allah (c.c) rızası için, ormanda yaşayan kabilenin taptığı ağacı
> kesmeye gidiyorum." dedi.
>
> "Bu bir hata olur." diye uyardı adam.
>
> "Sen kim oluyorsun da bana ne yapmam gerektiğini söylüyorsun?" diye
> sordu oduncu.
>
> "Ben Şeytanım ve senin o ağacı kesmene izin vermeyeceğim."
>
> Oduncu çok öfkelendi. Şeytanı tuttuğu gibi yere devirdi ve baltayı
> boynuna dayadı.
>
> Şeytan dedi ki: "Hiç de makul davranmıyorsun. Kabile kutsal ağaçlarını
> kesmene izin vermeyecektir. Eğer tek bir balta bile vursan, muhtemelen
> seni öldüreceklerdir. Karın dul, çocukların yetim kalacak. Bunun
> yanında ağacı kessen ve oradan kaçabilsen bile, tapacak bir başka ağaç
> bulacaklar. Akıllı ol."
>
> Şeytan genellikle akıl ve mantığın sesiyle konuşur. Hepimiz içimizde,
> doğru bildiğimize ve doğru olduğuna inanarak yaptığımıza karşı çıkan
> ikna edici bir batınî ses duyarız. İçimizde daima doğru olandan daha
> kolay olanı yapmak için nedenler bulan bir şey vardır.
>
> Şeytan devam etti: "Seninle bir anlaşma yapalım. Ben senin yoksul, ama
> geniş bir aileye sahip dindar bir insan olduğunu biliyorum. Ayrıca
> başkalarına yardım etmeyi de seversin. Her sabah yatağının altına iki
> altın koyacağım. Kendini öldürüp, hiçbir şey başaramamak yerine, her
> gün iki altın kazanacaksın. Bu parayı ailenin ihtiyaçları için
> harcadığın gibi, yoksullara da yardım edebilirsin."
>
> Oduncu kabul etti. Ertesi sabah kalktığında yatağının altında yepyeni
> iki altın buldu. Ailesi için yiyecek ve yeni giysiler aldı ve geri
> kalanını yoksulara dağıttı. Ertesi gün oduncu hiçbir şey bulamadı.
> Yatak odasının altını üstüne getirdi, ancak altınlar yoktu.
>
> Şeytanın ihanetinden küplere binmiş halde, baltasını aldı ve yine o
> dev ağacı kesmek için yola koyuldu. Yine yoluna Şeytan çıktı.
> Gülümseyerek sordu: "Nereye gittiğini sanıyorsun?"
>
> "Yalancı sahtekar! O ağacı kesmeye gidiyorum."
>
> Şeytan oduncunun göğsüne tek parmağıyla dokundu. Oduncu bu dokunuşun
> gücüyle nefesi kesilmiş halde yere yığıldı. Sonra Şeytan parmağını
> oduncunun göğsüne batırdı ve onu yere çiviledi. Şeytan dedi ki: "Beni
> öldürmek mi istiyorsun? İki gün önce beni öldürmek üzereydin. O ağaca
> dokunmayacağına söz ver; yoksa ben seni öldüreceğim."
>
> Oduncu cevap verdi. "Ağaca hiçbir zarar vermeyeceğime söz veriyorum.
> Yalnız bana bir şeyi açıkla. İki gün önce seni kolaylıkla yenmiştim.
> Bu olağanüstü gücü bugün nereden buldun?"
>
> Şeytan tekrar gülümsedi: "O gün o ağacı Allah (c.c) aşkına öldürmeye
> gidiyordun. Bu gün ise iki altın parçası için benimle savaşıyorsun!"
>
> Oduncunun samimiyeti geçici idi ve Şeytan tarafından kolaylıkla
> bozuldu. Aslında motivasyonumuz çok safi olmamasına rağmen, kaç kez
> tam bir ihlasla hareket ettiğimizi düşünerek kendimizi kandırdık?
>
>
>
> Prof. Dr. Robert Frager'ın "Kalp Nefs ve Ruh" adlı kitabından alıntıdı
>

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı

Avustralyada bir gencin musluman olma hikayesi

21/3/2009 -Kategori: Din

İzlemenizi Tavsiye Ederim



http://video.sezgiler.com/dini/avustralyada-bir-gencin-musluman-olma-hikayesi.html

Yorum (0) Kalıcı Bağlantı