leyleği havada görmek...

ŞEYTANIN OYUNU

11/4/2009 -Kategori: Din


> Bir zamanlar, köylerinin ortasında büyüyen dev bir ağaca tapan ilkel
> bir kabilenin yakınındaki ormanda yaşayan dindar bir oduncu vardı.
> Günün birinde oduncu, kabilenin taptığı ağacı kesmeye karar verdi.
> Onlara, taptıkları şeyin yalnızca Allah (c.c)'ın yarattığı bir varlık
> olduğunu, bir ağaç yerine Allah (c.c)'a tapmaları gerektiğini
> göstermek istiyordu.
>
> Ormanda yürürken, önüne bir adam çıktı ve nereye gittiğini sordu.
> "Allah (c.c) rızası için, ormanda yaşayan kabilenin taptığı ağacı
> kesmeye gidiyorum." dedi.
>
> "Bu bir hata olur." diye uyardı adam.
>
> "Sen kim oluyorsun da bana ne yapmam gerektiğini söylüyorsun?" diye
> sordu oduncu.
>
> "Ben Şeytanım ve senin o ağacı kesmene izin vermeyeceğim."
>
> Oduncu çok öfkelendi. Şeytanı tuttuğu gibi yere devirdi ve baltayı
> boynuna dayadı.
>
> Şeytan dedi ki: "Hiç de makul davranmıyorsun. Kabile kutsal ağaçlarını
> kesmene izin vermeyecektir. Eğer tek bir balta bile vursan, muhtemelen
> seni öldüreceklerdir. Karın dul, çocukların yetim kalacak. Bunun
> yanında ağacı kessen ve oradan kaçabilsen bile, tapacak bir başka ağaç
> bulacaklar. Akıllı ol."
>
> Şeytan genellikle akıl ve mantığın sesiyle konuşur. Hepimiz içimizde,
> doğru bildiğimize ve doğru olduğuna inanarak yaptığımıza karşı çıkan
> ikna edici bir batınî ses duyarız. İçimizde daima doğru olandan daha
> kolay olanı yapmak için nedenler bulan bir şey vardır.
>
> Şeytan devam etti: "Seninle bir anlaşma yapalım. Ben senin yoksul, ama
> geniş bir aileye sahip dindar bir insan olduğunu biliyorum. Ayrıca
> başkalarına yardım etmeyi de seversin. Her sabah yatağının altına iki
> altın koyacağım. Kendini öldürüp, hiçbir şey başaramamak yerine, her
> gün iki altın kazanacaksın. Bu parayı ailenin ihtiyaçları için
> harcadığın gibi, yoksullara da yardım edebilirsin."
>
> Oduncu kabul etti. Ertesi sabah kalktığında yatağının altında yepyeni
> iki altın buldu. Ailesi için yiyecek ve yeni giysiler aldı ve geri
> kalanını yoksulara dağıttı. Ertesi gün oduncu hiçbir şey bulamadı.
> Yatak odasının altını üstüne getirdi, ancak altınlar yoktu.
>
> Şeytanın ihanetinden küplere binmiş halde, baltasını aldı ve yine o
> dev ağacı kesmek için yola koyuldu. Yine yoluna Şeytan çıktı.
> Gülümseyerek sordu: "Nereye gittiğini sanıyorsun?"
>
> "Yalancı sahtekar! O ağacı kesmeye gidiyorum."
>
> Şeytan oduncunun göğsüne tek parmağıyla dokundu. Oduncu bu dokunuşun
> gücüyle nefesi kesilmiş halde yere yığıldı. Sonra Şeytan parmağını
> oduncunun göğsüne batırdı ve onu yere çiviledi. Şeytan dedi ki: "Beni
> öldürmek mi istiyorsun? İki gün önce beni öldürmek üzereydin. O ağaca
> dokunmayacağına söz ver; yoksa ben seni öldüreceğim."
>
> Oduncu cevap verdi. "Ağaca hiçbir zarar vermeyeceğime söz veriyorum.
> Yalnız bana bir şeyi açıkla. İki gün önce seni kolaylıkla yenmiştim.
> Bu olağanüstü gücü bugün nereden buldun?"
>
> Şeytan tekrar gülümsedi: "O gün o ağacı Allah (c.c) aşkına öldürmeye
> gidiyordun. Bu gün ise iki altın parçası için benimle savaşıyorsun!"
>
> Oduncunun samimiyeti geçici idi ve Şeytan tarafından kolaylıkla
> bozuldu. Aslında motivasyonumuz çok safi olmamasına rağmen, kaç kez
> tam bir ihlasla hareket ettiğimizi düşünerek kendimizi kandırdık?
>
>
>
> Prof. Dr. Robert Frager'ın "Kalp Nefs ve Ruh" adlı kitabından alıntıdı
>

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazilmistir
« Önceki - Sonraki »